İspanya futbolunun en üst düzey organizasyonu olan LaLiga’da şampiyonluk düğümü her geçen hafta daha da çözülmez bir hal alıyor. Ligin 27. haftasında futbolseverleri oldukça heyecan verici bir randevu bekliyor. Sezonun ilk devresinde Santiago Bernabéu’da taraftarlarını hayal kırıklığına uğratarak sahadan 2-0’lık mağlubiyetle ayrılan başkent temsilcisi, bu kez Galiçya deplasmanında onur mücadelesi verecek. Álvaro Arbeloa’nın göreve gelmesiyle birlikte yeni bir kimlik kazanan konuk ekip, hem zirve yarışındaki iddiasını korumak hem de evindeki yenilginin rövanşını almak için sahaya çıkıyor. Balaídos Stadyumu’nun kendine has atmosferinde oynanacak bu karşılaşma, sadece üç puanın değil, aynı zamanda taktiksel bir satranç oyununun da sahnesi olacak.
Arbeloa Yönetimindeki Değişim ve Şampiyonluk İnatçılığı
Ocak 2026’da Xabi Alonso’dan bayrağı devralan Álvaro Arbeloa, takımı devraldığından bu yana sahada çok daha dirençli ve sonuç odaklı bir yapı inşa etti. Ligde geride kalan 25 haftada topladığı 60 puanla lider Barcelona’nın hemen ensesinde yer alan Real Madrid, hata yapma lüksünün olmadığı bir dönemece girdi. Arbeloa’nın takımı, özellikle son haftalarda sergilediği baskın oyunla dikkat çekse de, Osasuna deplasmanında alınan beklenmedik mağlubiyet şampiyonluk yolundaki yol kazalarından biri olarak kayda geçti. Ancak bu yenilginin ardından Rayo Vallecano ve Valencia gibi zorlu ekipleri mağlup etmeyi başaran takım, moral ve motivasyon anlamında yeniden en üst seviyeye ulaştı.
Takımın en büyük kozu şüphesiz ki 23 golle krallık yarışında zirveyi kimseye bırakmayan Kylian Mbappé. Fransız yıldız, Arbeloa’nın sisteminde çok daha serbest bir rolde oynayarak rakip savunmaların korkulu rüyası haline geldi. Ona eşlik eden Vinícius Júnior’un hızı ve yaratıcılığı, başkent ekibinin hücum gücünü durdurulamaz kılıyor. Ayrıca Liverpool’dan kadroya katılan Trent Alexander-Arnold, sağ kanattan yaptığı adrese teslim ortalarla hücum çeşitliliğini bir üst seviyeye taşıdı. Jude Bellingham’ın sakatlıktan dönüş süreci her ne kadar belirsizliğini korusa da, orta sahadaki derinlik Madrid ekibinin en büyük güvencelerinden biri olarak öne çıkıyor. Şampiyonlar Ligi’ndeki yoğun fikstür Arbeloa’yı rotasyon yapmaya zorlasa da, kadrodaki her oyuncunun maçın kaderini değiştirebilecek kapasitede olması büyük bir avantaj.
Celta Vigo’nun Avrupa Hayali ve İç Saha Gücü
Claudio Giráldez önderliğindeki Celta Vigo, bu sezon sergilediği performansla beklentilerin üzerine çıkmayı başardı. 25 maç sonunda topladıkları 35 puanla ligin 6. sırasında yer alan Galiçya temsilcisi, gelecek sezon Avrupa kupalarında yer alabilmek için varını yoğunu ortaya koyuyor. Sezonun ilk yarısında Madrid’de elde ettikleri 2-0’lık tarihi galibiyet, takımın özgüvenini tavan yaptırmış durumda. O gece Williot Swedberg’in attığı iki gol, Celta tarihinin en unutulmaz deplasman galibiyetlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Ancak son haftalarda takımın form grafiğinde belirgin bir düşüş gözlemleniyor. Son 5 maçta sadece bir galibiyet alabilen ekip, özellikle beraberliklerin çokluğu nedeniyle puan tablosunda daha üst sıralara tırmanma şansını tepti.
Takımın gol yollarındaki en etkili ismi Borja Iglesias, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini geçiriyor. 10 gollü forvet, sadece golcülüğüyle değil, top saklama ve servis yapma becerisiyle de takımın oyun merkezinde yer alıyor. İlerleyen yaşına rağmen İago Aspas, hâlâ takımın beyni ve saha içi lideri konumunda. Genç yetenekler Bryan Zaragoza ve Pablo Durán ise kanatlarda yarattıkları dinamizm ile rakip beklerin en büyük kabusu oluyor. Orta sahada Matías Vecino gibi deneyimli bir ismin varlığı, savunma ile hücum arasındaki köprünün sağlam kurulmasını sağlıyor. Celta Vigo için bu maç, sadece bir prestij mücadelesi değil, aynı zamanda Avrupa yolunda rakiplerine gözdağı verme fırsatı anlamı taşıyor.
Balaídos’ta Taktiksel Savaş ve Beklentiler
Taktiksel açıdan bakıldığında, Giráldez’in Bernabéu’da uyguladığı ve başarıya ulaştığı katı savunma anlayışını bu kez kendi evinde ne kadar sürdüreceği büyük bir soru işareti. Kendi taraftarı önünde genellikle daha cesur ve topa sahip olan bir oyun tercih eden Celta, Real Madrid gibi kontra atak silahları çok kuvvetli bir ekibe karşı fazla açık vermenin bedelini ağır ödeyebilir. Mbappé ve Vinícius’un boş alan bulduğunda neler yapabileceği herkesin malumu. Dolayısıyla ev sahibi ekibin yine kompakt bir yapıda kalıp, hızlı kanat oyuncularıyla Madrid savunmasının arkasına sarkmaya çalışacağını öngörebiliriz. Madrid cephesinde ise Arbeloa, oyunu rakip yarı sahaya yıkıp erken bir golle maçı koparmayı hedefleyecektir.
İki takım arasındaki tarihsel rekabete bakıldığında, atılan gollerin çokluğu dikkat çekiyor. Maç başına 3,48 gibi yüksek bir gol ortalamasına sahip olan bu eşleşme, futbolseverlere her zaman seyir zevki yüksek anlar vadediyor. Real Madrid’in bireysel yetenek bazındaki üstünlüğü tartışılmaz olsa da, Celta’nın organizasyon disiplini ve iç saha motivasyonu bu farkı kapatabilecek düzeyde. Özellikle orta sahadaki ikili mücadelelerin galibi, maçın genel gidişatını belirleyen en önemli faktör olacak.
Mücadele Öncesi Öne Çıkan Notlar ve Tahminler
Şampiyonluk yolunda hata yapmak istemeyen Real Madrid’in bu zorlu deplasmandan galibiyetle ayrılması en muhtemel senaryo olarak görülüyor. Mbappé’nin durdurulamaz formu ve takımın genel motivasyonu, maçın favorisini konuk ekip yapıyor. Ancak Celta Vigo’nun da boş geçmeyeceği ve en azından bir gol bulabileceği bir mücadele beklemek yanlış olmaz. Gol düellosu şeklinde geçmeye aday olan karşılaşmada, Madrid ekibinin tecrübesiyle sahadan 3-1 gibi net bir skorla ayrılması şaşırtıcı olmayacaktır. Bahis piyasasında da konuk ekibin galibiyeti, karşılıklı gol var ve 2.5 gol barajının aşılması gibi seçenekler ön planda yer alıyor.
İstatistiksel verilere göz attığımızda ise ilginç detaylar karşımıza çıkıyor. Real Madrid ligin en çok gol atan takımlarından biriyken, Celta Vigo ise en fazla beraberlik alan ekipler arasında bulunuyor. Mbappé’nin 23 gollü performansı bireysel anlamda maçı domine edebileceğinin kanıtı niteliğinde. Celta tarafında ise Borja Iglesias’ın 10 golü takımın en önemli dayanağı. Son 4 randevuda filelerin 17 kez havalanmış olması, izleyicileri yine bol gollü bir gecenin beklediğinin habercisi. Galiçya’da TSİ 23:00’te başlayacak olan bu dev randevu, LaLiga’nın kaderini belirleyecek en kritik virajlardan biri olacak.

